
Venezuela Ankara Büyükelçisi Freddy Eduardo Molina Gutierrez, ABD'nin, Nicolas Maduro ve eşine yönelik operasyonuna ilişkin değerlendirmede bulundu. Venezuela’nın küresel çapta destek gördüğünü belirten Büyükelçi Gutierrez, halklarının her türlü ihtimale hazırlıklı olduğunu belirtti. Gutierrez, Venezuela’nın onurunun, ABD tarafından açık ve kaba bir şekilde ihlal edildiğini söyleyerek, "Dünyaya kusursuz ve kahramanca bir operasyon olarak sunmaya çalıştıkları bu eylem, gerçekte suç teşkil eden ve ölümcül bir fiildir. Bu operasyon, birçok masum insanın hayatına mal olmuş, ülkemizin kurumsal yapısını, bir ülkenin sahip olduğu en kutsal değer olan onurunu çiğnemiştir. Başkan Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores açıkça bir kaçırılma durumundadır. Uzun bir süre boyunca ABD, Venezuela’ya yönelik saldırganlığının gerekçelerini örtbas etmeye çalıştı. Son 25 yıl boyunca çok sayıda argüman kullandılar. Devrimden önce Venezuela’da petrol satışından elde edilen tüm gelirler, ABD'ye gidiyordu. Yaklaşık 100 yıl boyunca petrolümüzü aldılar ve ülkeye kazançların yalnızca yüzde biri civarında bir pay ödediler. Bolivarcı devrimle birlikte, yeraltımızda bulunan bu maden ve doğal kaynaklardan elde edilen gelirin Venezuela halkına ait olduğu ve okullar, hastaneler, konutlar inşa etmek için kullanılması gerektiği kararlaştırıldı. Asıl faydayı halkın görmesi amaçlandı. Bu durum, ABD'yi ve onun doymak bilmeyen enerji iştahını derhal rahatsız etmeye başladı. Venezuela, gezegenin en büyük petrol rezervlerine sahiptir ve coğrafi olarak ABD'ye çok yakındır. Bu nedenle biz mükemmel bir hedefiz" ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir'SEBEP PETROLDÜR, SEBEP ENERJİDİR'
Gelişmelerin iki ülke arasında bir kopuş noktası olduğunu vurgulayan Büyükelçi, "Son zamanlarda 'narko-devlet' söylemi gündeme getirildi. Ancak ABD’nin kendi kurumları bile Venezuela’nın uyuşturucu kaçakçılığının ana güzergahlarının bir parçası olmadığını; ABD’ye ya da başka bir yere uyuşturucu taşıyan herhangi bir ağda önemli bir halka oluşturmadığını tespit etmiştir. Bunu DEA ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi söylüyor. Son haftalarda Trump’ın maskesi düştü ve şunu söyledi; 'Petrolleri için geliyoruz. Diğer gerekçeler yalandı, petrolleri için geliyoruz.' Bu da gece yarısı gerçekleştirilen bu suç niteliğindeki eyleme yol açtı. Sebep petroldür, sebep enerjidir. Başka bir ülkeye yapılabilecek belki de en büyük hakareti işlemiş bir ülkeyle, topraklarımıza girip egemenliğimizi ihlal eden ve devlet başkanımızı kaçıran bir ülkeyle, dostane ilişkilerin nasıl sürdürülebileceğini hayal etmek son derece zordur. Belki de izleyicilerin kendilerine şunu sorması gerekir; 'Böyle bir durumda ne yaparlardı, nasıl hissederlerdi?' Biz kendimizi ihlal edilmiş, vatanseverliğimiz açısından aşağılanmış hissediyoruz. Bu nedenle Venezuela halkı bu tutum karşısında öfkelidir. ABD halkının bu yeni şiddet dayatmasını nasıl karşılayacağını zaman gösterecektir. ABD halkının başka bir halkın onurunun çiğnenmesine rıza göstermeyeceğine inanmak istiyoruz. Bunu defalarca dile getirdik ve bir kez daha vurguluyoruz; 'Biz Amerikan halkının düşmanı değiliz.' Aynı zamanda ABD halkının uyanmasını ve Sayın Trump’ın Venezuela petrolüne el koyma hayalinden, Venezuela’nın kaynaklarının kendilerine ait olduğu yönündeki iddialarından vazgeçmesini umuyoruz. Tüm uluslararası mercilere başvurmuş durumdayız. Venezuela, Birleşmiş Milletler nezdinde resmi başvurusunu yapmış; konu Güvenlik Konseyi’ne taşınmıştır. Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu (CELAC) gibi bölgesel platformlarda da bu durum gündeme getirilmiştir. Dünyanın pek çok yerinde, ABD'nin Venezuela’ya, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya ve Cilia Flores’e karşı işlediği bu barbarlığa karşı sesler yükselmiştir. Dünyanın bizimle olduğunu biliyor ve bunu hissediyoruz. Biz barışın kararlı savunucularıyız. Latin Amerika bir barış bölgesidir. Enerji hırsı ve kaynaklarımıza el koyma arzusu uğruna hiç kimse bölgemize savaşı getiremez" dedi.
'HAZIRLIK İÇİNDEYİZ'
Büyükelçi Gutierrez, 'Bolivarcı devrim halkın üzerine inşa edilmiştir. Bu siyasi süreçte daha büyük sorumluluklar taşıyan kişiler olduğu doğrudur; fakat Amerika Birleşik Devletleri ve emperyal güçler, devrimin tek bir bireye bağlı olmadığını anlamamıştır. Bu, herkesin katkı sunduğu toplumsal bir inşadır. Bir hücrenin yok olması, organizmanın sona ermesi anlamına gelmez. Amerika Birleşik Devletleri’nin, Devlet Başkanı Maduro’yu hukuka aykırı biçimde kaçırarak devrimi sona erdirebileceğini düşünmesi büyük bir yanılgıdır. Böyle bir şey gerçekleşmeyecektir. Bizim halkımız dirençli, kendini yeniden yaratabilen bir halktır. Bolivar'ın evlatları olduğumuzu söylemek sadece romantik bir fikir değildir; Venezuelalı halk direnişe hazırdır. Bu saldırılarla yüzleşmek için hem ideolojik olarak, hem de pratikte kendimizi hazırladık. Bunun bu noktaya varmasını asla istemezdik; ancak imparatorluktan emin olunabilecek bir şey varsa, o da her zaman şiddet yolunu seçmesidir. Elbette endişe var. Tarihin gördüğü en büyük askeri güçle karşı karşıyayız. Akıl sahibi her ülke endişe duyar. Ama aynı zamanda hazırlık da var. Saldırı askeri bir boyut kazandığından beri hazırlık içindeyiz. Ülkemizde, silahlı kuvvetlerimize ek olarak, ulusun savunması için eğitilmiş 4 milyondan fazla milis ve yedek asker seferber edildi" diye konuştu.
'BUGÜN BİZSEK YARIN ONLAR OLABİLİR'
Bölge ülkelerinin neredeyse tek bir blok gibi tepki verdiğine dikkat çeken Gutierrez, “Aramızda görüş ayrılıkları olan ülkeler bile, bazı yüz kızartıcı istisnalar dışında, bu saldırıya karşı çıktı. Çünkü Venezuela’ya yönelik bir saldırının, tüm yarımküreye, tüm Güney Amerika alt kıtasına yönelik bir saldırının öncüsü olduğunu biliyorlar. Komşularımız şunu anlıyor; Bugün bizsek, yarın onlar olabilir; yarın doğal kaynaklarına gidilebilir, yarın egemenlikleri ihlal edilebilir. Bugün Venezuela’da olanların başka ülkelerde olmayacağının hiçbir garantisi yok. Bu nedenle, bölgedeki neredeyse tüm ülkeler güçlü biçimde tepki verdi; dünyanın pek çok yerinde de kararlı tepkiler ortaya kondu. Amerika Birleşik Devletleri dünyanın efendisi rolünü üstlenemez ve halkların yaşamı ile kaderi üzerinde tasarrufta bulunabileceğini sanamaz. Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin mağduru biziz; ancak bu canavar kendini güvende hissederse, bölgede ilerlemeye devam edecektir. Bu yüzden onu bir an önce durdurmak gerekir. Önemli bir noktayı açıklamak gerekir. Tek taraflı zorlayıcı tedbirler dayatıldığında paramız vardı, petrolümüz vardı; dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahiptik. Buna rağmen kimse bize gıda ya da ilaç satmıyordu. O son derece zor dönemde Çin, Rusya, Türkiye ve İran gibi ülkeler bize el uzattı. Cesur ve onurlu bir şekilde bize yardım ettiler ve halkımızın açlıktan ölmemesi için ihtiyaç duyduğumuz ürünleri sattılar. İşte bunlar bizim ortaklarımızdır. 100 yıl boyunca neredeyse tüm petrolümüzü Amerika Birleşik Devletleri’ne sattık; tek bir ürünümüz ve tek bir alıcımız vardı. Rusya ve Çin, Türkiye ve İran gibi ülkeler stratejik ortaklarımızdır; bunlar Amerika Birleşik Devletleri’nin baskılarına boyun eğmeyen, onurlu ve bağımsız bir duruş sergileyebilen ülkelerdir. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dediği gibi, ‘Dünya 5'ten büyüktür'" dedi.
'MADURO TAM ANLAMIYLA DEVRİMCİDİR'
Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun diğer ülkelere gönderilmesi konusunda yeni iddialar olduğunu belirten Gutierrez, “Sayın Trump istediğini söyleyebilir; ancak Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Venezuela’nın meşru ve demokratik olarak sandıkta seçilmiş cumhurbaşkanıdır. Kendisinden ülkesini terk etmesi istenemez. Amerika Birleşik Devletleri kim oluyor da halkı tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanına, görevinden ayrılması gerektiğini söylüyor? Bu bir çılgınlık, emperyal kibirin bir başka tezahürüdür. Şimdi de kendisine başka bir ülkeye gitmesinin teklif edildiğini iddia ediyorlar. Peki Donald Trump kim oluyor da Türkiye’yi ya da başka herhangi bir devleti, meşru bir cumhurbaşkanı için sürgün destinasyonu olarak sunuyor? Türkiye denildi, Rusya denildi, Çin denildi; ama Sayın Trump kim oluyor da bu ülkeleri bu durumun içine çekiyor? Bu doğru değildir. Devlet Başkanı Nicolas Maduro tam anlamıyla bir devrimcidir ve görevini terk etmeyi asla düşünmemiştir. Tam da bu ihtimali düşünmediği için, gece yarısı onu kaçırmak zorunda kaldılar; eşini de yanına alarak evinden çıkardılar. Bu yüzden korkakça girdiler, bombaladılar ve halkımızı katlettiler ki onu götürebilsinler" diye konuştu.
Maduro ABD mahkemesinde! 20.00'de yargı önüne çıkacak.png)
1 gün önce
45














