Bağ evindeki dehşetin duruşmasında tüyler ürperten sözler: Mezarda yatan gelirse annesi de gelir

19 saat önce 37
 

2005 yılında ortadan kaybolan Gülcan ve Fatma Alıç kardeşlerin ailesi, 2024’te polise başvurması üzerine İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’nce kurulan özel ekip, aylar süren çalışma sonunda 2024 yılının Kasım ayında kardeşlerin öldürüldükten sonra bir bağ evinin bahçesine gömüldüğünü tespit etti. Yapılan kazı çalışması sonunda kardeşlerin kemikleri bulundu.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma sonunda 'Birden fazla kişiyi aynı sebeple taammüden öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle haklarında dava açılan Gülcan Alıç’ın dini nikahla birlikte yaşadığı Behçet Yediminareli ile kuzeni Mevlüt Doğan (61), Yediminareli’nin dini nikahla birlikte yaşadığı Yüksel Kaba ile kız kardeşi Asiye Kaba’nın yargılanmasına devam edildi.

Kahramanmaraş 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 3’üncü duruşmasına tutuklu sanıklar Behçet Yediminareli ile Mevlüt Doğan, Alıç kardeşlerin yakınları ve avukatlar katılırken, tutuksuz sanıklar Yüksel Kaba ile Asiye Kaba katılmadı.

DOĞAN: PARA TEKLİF ETTİ, EV VAAT ETTİ

Duruşmada ilk olarak Mevlüt Doğan savunma yaptı. Doğan, savunmasında suçlamaları reddedip emniyet ve savcılıkta verdiği ifadeleri de kabul etmediğini söyledi. Doğan, “Hepsini Behçet yaptı benim üzerime atıyor suçu. Kadınların hiçbirini tanımıyorum” dedi.

Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Kadınların hiçbirisini tanımıyorsan olayı ilk başta nasıl anlattın. Senin beyanların doğrultusunda bir takım tespitler yapılmış. Senin beyanlarınla uyumlu raporlar var. İlk ifadende her şeyi anlatmışsın nasıl öldürdüğünü, nereye gömüldüğünü, öncesini sonrasını aklında tutar mısın?” deyince Mevlüt Doğan kendisini şöyle savundu:

“Para teklif eti, ev vaat etti. Benim ihtiyacım vardı, müşkül durumdayım. Ben o sözüne karşılık ifade verdim ama hiçbir şey vermedi. Behçet ikisini de boğarak öldürmüş. Ben yoktum. Kendisi bana anlattı. Kendisi bana olayı Fatma’yla gerçekleştirdiğini söyledi. Ben olayları kendisinin anlattığı şekilde anlattım. İlk ifademde beni tehdit ettiği için ben olayı beni yönlendirdiği şekilde anlattım. Bana söylediklerini vereceğine kanaat getiremediğim için ifademi geri çektim. Bağ evine daha önce fidan yeri kazmak için gitmiştim. Ben kendimden ve ailemden endişe ediyorum. Aramızda bir husumet yoktu ama bundan sonra olur.”

MAHKEME BAŞKANINDAN SANIĞA: SENİN KAÇ TANE EŞİN VAR

Daha sonra Behçet Yediminareli savunma yaptı ve Yediminareli de kuzenini suçladı. Gülcan Alıç’ın eşi olduğunu ve olay günü iş görüşmesi ve eve erzak almak için ayrıldığını dönerken, Mevlüt Doğan’ın kendisini arayıp Gülcan ve Fatma Alıç’ı öldürdüğünü söylediğini öne sürdü. Yediminareli’nin bu sözleri üzerine mahkeme başkanı sanığa, “Nasıl eşin? Senin kaç tane eşin var? Gülcan eşin, Yüksel eşin, Fatma eşin. Hangisi eşin?” diye sordu. Behçet Yediminareli ise Gülcan Alıç’ın dini nikahlı eşi olduğunu söyledi.

Mahkeme başkanının savcılıktaki ifadesinde cinayetleri işlediğine dair itirafı olduğunu hatırlatması üzerine Behçet Yediminareli şunları söyledi:

“Gülcan benim dini nikahlı eşimdi. Fatma Alıç’la bunun münasebeti oluyor, bunu da Gülcan görüyor. Daha önceki duruşmada mahkumların beklediği yerde 8-10 kişinin içinde maktulleri kendisinin öldürdüğünü ve benden de para istediğini söyledi. Emniyette baskı vardı ama daha sonra sosyal medyada ‘Ben öldürdüm’ diye kabadayı kabadayı konuşuyordu. Savcılıkta da aynı şekilde. Sosyal medyada baskı yok, savcılıkta baskı yok. İkisinde de hür iradesiyle kendisinin öldürdüğünü söylüyor. Bende savcılıkta öldürdüğümü söyledim. Fatma Yediminareli’ye çok sinirlendiğim için, ona kızdığım için öyle savcılıkta ‘Fatma ile ben öldürdüm’ dedim. Ona da sonra çok pişman oldum. “

MAHKEME BAŞKANI, ‘GÜLCAN GİDERSE BULDUĞUM YERDE ÖLDÜRÜRÜM’ YAZILI MEKTUBU OKUDU

Bu savunma üzerine mahkeme başkanı, Yediminareli’ye, “Ona çok sinirlisin ama ona cezaevinden canımlı cicimli mektuplar gönderiyorsun. Kadın cinayetleriyle ilgili gazete kupürleri de göndermişsin. Fatma’ya yazdığın mektuplara Gülcan’la ilgili yazdığın şeyler de var” dedi. Yediminareli, mektup yazmadığını söyleyince mahkeme başkanı dosyadan sanığın eşine yazdığı “Bu bayram da zehir oldu Gülcan’ın sayesinde. Biz çok daha mutlu olabilirdik ancak Gülcan buna bir türlü fırsat vermedi. Gülcan olduğu sürece de biz böyle gideriz. Bizim başımıza ne geldiyse hepsi onun yüzünden geldi. Gülcan giderse ben de peşinden gider onu bulduğum yerde öldürürüm” şeklinde mektubu çıkarıp okudu.

‘GÜLCAN TEK SEVDİĞİM KADINDI’

İnkar ettiği mektup dosyada çıkınca kabul etmek zorunda kalan Behçet Yediminareli, “Fatma Yediminareli maddi açıdan beni kısıtladığı için cezaevinde çaresiz kalınca Fatma’ya, Fatma’yı seviyorum Gülcan’dan nefret ediyorum imajını vermek için o mektupları yazdım ancak Gülcan tek sevdiğim kadındı” dedi.

‘BAĞ EVİNDE GÜLCAN’IN CEKETİNİ VE TERLİĞİNİ GÖRÜP SORUNCA EŞİM ŞİDDET UYGULADI’

Sanıkların savunmasının ardından Behçet Yediminareli’nin eşi Fatma Yediminareli tanık olarak dinlendi. Eşinin, Gülcan Alıç’ın çocuklarını bir getirip kendisine teslim ettiğini, Gülcan Alıç’ın bir gün çıkıp geleceğini umut ettiğini belirten Fatma Yediminareli, şunları söyledi:

“Ben olayı televizyonlardan öğrendim. Benim okuma yazmam olmadığı için mektuplarda ne yazdığını bilmiyorum. Onları da poliste teslim ettim. Ben o mektupları Gülcan’ın kızları büyüdüklerinde annelerini bulsun diye saklamıştım. Öldürdüğünü bilmiyorum. Gülcan’ın kızlarına ben baktım. Bir gece saat 02.00’de Gülcan’ın iki çocuğunu getirdi, ‘Annesi gitti’ dedi. Daha sonra Yüksel Kaba geldi bana ‘Kocanın üstüne gitme’ dedi. Ben de ‘Neden?’ diye sorunca ‘O sabaha kadar ağladı üzerine gitme’ dedi. Ben de ‘Bir gün bunların annesi gelirse siz hesap vereceksiniz bunlara’ dedim. Öyle deyince ‘Mezarda yatan gelirse bunların annesi de gelir’ dedi. Biz Gülcan ile birbirimize gider, gelirdik. Gülcan’ın kayıp olduğu dönemde Gülcan’ın telefonundan bana mesaj gelirdi. ‘Yenge benim çocuklarıma iyi bak, ben bir gün gelip alacağım’ diye mesaj geldi. Bir gün yine mesaj geldi ardından hemen aradım ama telefon kapalı. Camdan bir baktım ki Behçet arabanın içinden bana mesaj atıyor. Kendisine ‘Sen niye bana mesaj atıyorsun. Bu Gülcan’ın numarası değil mi?’ dedim. ‘Tamam, sus ben attım’ dedi. ‘Gülcan nerede?’ diye sorduğumda ‘Sen niye ortalığı karıştırıyorsun?’ dedi bana. Gülcan kaybolduktan sonra bir defasında Yüksel, ben, Asiye, eşim ve çocuklarla bağ evine gittik. Kapının arkasında asılı Gülcan’ın ceketini gördüm. Bir de terliğini gördüm. Yüksel’e ‘Bu Gülcan’ın değil mi?’ dedim. O da ‘Yok, onun değil benim. Sen ne karıştırıyorsun?’ dedi. Anında eşim geldi ve ‘Ortalığı niye karıştırıyorsun?’ diyerek bana şiddet uyguladı.”

Duruşma sonunda mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip davayı erteledi.

Aleyna Tilki'nin uyuşturucu test sonucu belli oldu Manisa'da çöken yolda şoke eden gelişme! İnsan kafatası ve kemikler bulundu Düşen cüzdanını almak istedi canından oldu! Hafriyat kamyonunun altında kaldı, metrelerce sürüklendi
Haberin tamamını kaynağından oku..