Altına hücum: Dağda, bayırda define arıyorlar

9 saat önce 28
 

Türkiye’de son yıllarda define arayışına yönelik ilginin dikkat çekici biçimde arttığı görülüyor. Bir zamanlar daha çok kırsal bölgelerde, kulaktan kulağa yayılan hikayelerle sınırlı kalan bu merak, artık sosyal medya sayesinde ülke genelinde yaygınlaştı. Define arayanların sayısındaki artış, bireysel hevesin ötesine geçildiğini de gösteriyor.

Sosyal medyadan algı

Facebook ve Instagram’da kurulan onlarca grupta her gün yüzlerce kullanıcı, kaya, toprak ve eski yapı fotoğrafları paylaşarak “Burada bir şey çıkar mı?”, “Bu işaret ne anlama geliyor?” gibi sorularla birbirinden görüş almaya çalışıyor. Bu ilgi artışıyla paralel olarak define ve altın aramak için kullanılan cihazlara yönelik talep de hızla büyüyor.

Önce umut

Sosyal medya hesapları ve çok sayıda internet sitesinde “5D yer altı görüntüleme sistemi”, “uzun menzilli alan tarama cihazı”, “lazer odaklı keşif teknolojisi” gibi iddialı ifadelerle tanıtılan ürünlerin satışı da artmış durumda. Sponsorlu reklamlar da “altın bulma cihazları” pazarının ne kadar büyüdüğünü gözler önüne seriyor.

‘Kesin sonuç’ iddiası

Bu cihazların altın ve gümüşü onlarca metre derinlikten tespit edebildiği, mezar odalarını ve tünelleri santimetre hassasiyetinde görüntülediği iddia edilirken, ilanlarda “kesin sonuç”, “garantili tespit” ve “derinlik kaybı olmadan tarama” gibi vaatler öne çıkıyor.

‘Hikayeler üretiyorlar’

Arkeolog Mesut Alp, son yıllarda giderek artan define avcılığının arkasında, iyi organize edilmiş bir hayal ticareti olduğunu söylüyor. Alp’e göre bu sürecin merkezinde, insanların umutları üzerinden kurulan sistematik bir manipülasyon var. Alp, bazı grupların bu işi artık profesyonel bir sektör haline getirdiğini ve organize şekilde yaptığını belirterek şunları söylüyor: “Belirli bölgelerde altın olduğu yönünde hikayeler üretiyorlar. ‘Şu noktada, şu koordinatta define var’ diyerek insanlara hayal satıyorlar. Bunu yapan şebekeler var ve bu tamamen organize bir yapı.

Hayal tacirleri

Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte bu hayal tacirliği çok daha görünür hale geldi. Sahte keşif videoları, uydurma başarı hikayeleri dolaşıma sokuluyor. İnsanların umudu pofpoflanıyor, beklenti yaratılıyor. Yalandan hikayeler üretiliyor ve bu algı operasyonunun bir ayağında da dedektör sektörü var. Dedektör firmalarıyla bu hayal tacirleri arasında dolaylı iş birliği söz konusu. Birlikte içerik üretiyorlar. Olmayan bir şeyi varmış gibi gösteriyorlar. Sanki bir noktada gerçekten altın bulunmuş gibi algı oluşturuyorlar. Ama bunların büyük kısmı kurgu. Amaç ürünü satmak. Bu cihazların büyük bölümü Çin’den çok ucuza geliyor. Türkiye’de yüksek fiyatlarla satılıyor. Bu sahte başarı hikayeleri sayesinde satışlar patlıyor.”

Yalan senaryolar

Son dönemde sıkça görülen nehirlerde altın arama furyasının da aynı senaryonun bir parçası olduğunu belirten Alp, “Plastik düzeneklerle, su pompalarıyla yapılan bu aramaların çoğu gösteri. Önce ‘4 gram altın bulduk’ deniliyor, sonra görüntüler sosyal medyada yayılıyor. Ardından yine ekipman satışı başlıyor. Değişen bir şey yok, sadece yöntem farklı” diyor.

Defineciler ne anlatıyor? ‘Define uzmanı oldum’

Antalya’da yaşayan 62 yaşındaki M.K., kültür turizmi yaparken define aramaya merak sardığını ve bu merakın zamanla bir uzmanlığa dönüştüğünü söyledi. Yakalşık 40 yıldır define aradığını söyleyen M.K., şunları anlatıyor: “Define kazmak için önce tarih bilgisine sahip olmanız lazım. Hangi uygarlıklar nereden geçmiş, hangi yollar kullanılmış, savaşlar nerede olmuş, yerleşim alanları neredeymiş... Önce devletle çalıştım, sonra bireysel olarak devam ettim. Bugüne kadar birçok farklı eser buldum. Çok iyi, çok farklı noktalarda küplü altınlar bulduğum oldu. Broşlar, yüzükler, altın küpeler, bileklikler. Özellikle takılar konusunda çok fazla tecrübem var.

Şimdi sosyal medyada gruplarımız var. Abartısız söylüyorum, gün aşırı 20-30 kişi bana ulaşıyor. Artık bir nevi rehberlik yapıyorum. Kafama yatıyorsa videosunu istiyorum, yerini soruyorum.”

‘Mezar kazıyoruz’

Türkiye’nin farklı bölgelerinde yıllarca define aradığını anlatan 65 yaşındaki L.K. da kendisini ‘rehber’ olarak tanımlarken

yaptıklarını şöyle anlatıyor: 17 yaşındayken büyüklerimiz yapıyordu, bizi de yanlarında götürüyordu. İçimde bir merak kaldı. Eskiden kazı yapıyordu ama şimdi insanlara yer gösteriyorum. Bir nevi rehberlik… Nerelerin kazılması gerektiğini söylüyorum. Kazılar çoğunlukla mezarlara yönelik. Bu iş bilinmeden yapılmaz ama şimdi define arıyanların sayısı inanılmaz artmış durumda. Onun sebebi de sosyal medyada her paylaşıma inanmaları.

Bütçeye göre dedektör

Altın dedekötürü satan bir satıcı ise bize bilgi verirken “alan tarama” olarak adlandırılan sistemle altın arama çubuklarının aynı işlevi gördüğünü, cihazların yüzde 20 ile 25 arasında yanılma payı olduğunu söylüyor. Fiyatları sorduğumuzda alan tarama cihazlarının 2 bin 500 liradan başlayıp 20 bin liraya kadar çıktığını, bu farkın eski-yeni sürüm olması, kullanılan malzemeye göre değiştiğini anlatıyor. Satıcı, “Biz genelde işaretli yerlere gidilmesini öneriyoruz, oralarda daha çok çıkar” diyor.

Herhangi bir sorun yaşayıp yaşamayacağımızı sorduğumuzda satıcı “Bu ürün kullanması yasak olan bir ürün değil aldığınız ürüne bağlı olarak isterseniz ufak çaplı bir fatura da keseriz. Kazma kürekle yakalanmadığınız sürece herhangi bir sorun olmaz, satacağımız ürünle yakalanırsanız da sıkıntı yaşamazsınız. Eğer yakalanırsanız şunu diyebilirsiniz, ‘keşif için geldim’ elinizde kazma kürek yok sonuçta. Ya da şöyle de diyebilirsiniz, ‘ben keşif yapmaya geldim eğer bir şey bulursam da devletten iznimi çıkarıp resmi olarak kazı yapacağım.’ Herhangi bir sıkıntı olmaz.”

Cezası ne?

Tarihi eser bulmak amacıyla izinsiz kazı veya sondaj yapan kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılıyor. İzinsiz olarak define araştıranlar ise 3 aydan 2 yıla kadar hapse mahkum oluyor. Korunması gerekli taşınmaz nitelikteki tarihi eserlerin yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya zarara uğramalarına kasten sebebiyet verenler 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar para cezasıyla cezalandırılıyor.

Altında üretim ve ithalat

Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü verilerine göre, geçen yıl toplam 13.1 milyon adet altın üretildi. Dış ticaret tarafında açıklanan son verilere göre, Kasım 2025’te Türkiye’nin altın ithalatı, aylık bazda 13.86 ton olarak gerçekleşti. 2025’in ilk 11 ayında ise (Ocak-Kasım döneminde) toplam altın ithalatı 115.3 ton olarak açıklandı. 2024’ün aynı döneminde bu rakam 111.36 ton idi.

Tarihi hamamı talan ettiler

Denizli’nin Buldan ilçesinde bulunan yaklaşık 300 yıllık tarihi hamamdan sesler geldiğin fark eden çevre sakileri, tarihi yapının içerisini kontrol ettiklerinde içeride kaçak kazı yapıldığını fark etti. 1. derece sit bölgesindeki tarihi hamamın, yapılan kaçak kazı nedeniyle hasar aldığı belirlendi. Definecilerin tarihi yapıya büyük zarar verdiğini kaydeden vatandaşlar, 3 asırlık tarihi hamamın koruma altına alınmasını talep etti. İHA

Haberin tamamını kaynağından oku..